Sıtma Hastalığından Korunma
DDT (Dichloro-diphenyl-trichloroethane) petrol içinde % 5 emülsiyon
şeklinde evlere, ahırlara, kümeslere, püskürtülür. Yiyecekler,
içecekler korunmalıdır. Bazı tip anofeller DDT’ye karşı direnç
kazanmışlardır. Bu yüzden yeni maddeler araştırılmaktadır. Bunlarla
beraber bütün su birikintilerinin, bataklıkların kurutulması,
nehirlerin, akarsuların düzenlenmesi gerekmektedir.
Türkiye'de sıtma eradikasyon çalışmaları 1926’dan bu yana ciddi
surette ele alınmış ve başarı elde edilmiştir. Bu konuda 4871 sayılı
kanun, çalışmaları disiplin altına almıştır. Sıtma, ihbarı mecbûri
bir hastalıktır. Sıtma mücadelesini, Sıtma Savaş Dispanserleri’nde
özel eğitim görmüş ekipler ücretsiz olarak yürütmektedir.
1957’den sonra Dünya Sağlık Örgütünün planlı çalışmaları ve dünya
genelinde girişilen sıtma savaşı, dünyâda yaygın olarak seyreden bu
hastalığı, hastalığa yakalananların sayısını, ölüm oranını gün
geçtikçe azaltmaktadır. Türkiye’de sıtmayla savaş SSYB’ye bağlı
Sıtma Savaş ve Eradikasyon Teşkilatı tarafından yürütülmektedir.
Bu ciddi çalışmaların neticesi olarak 1970 yılında sıtma sayısı 1293
vak’aya kadar düşmüştür. Fakat “Sıtmayı ortadan kaldırdık” fikriyle
çalışmaların bir ara duraklamasıyla, 1977’den sonra enfeksiyon
sayısı birden artmış ve 28.849 kişi hastalanmıştır. Bu arada DDT’ye
karşı direnç kazanan anofeller, hastalığı hızla yaymışlar, 1978’de
101.742 kişi hastalanmıştır. Bu tarihten sonra sıkı bir aşılama
kampanyası başlatıldı. Hastalık tamamen yok edilemedi fakat hızlı
yayılması önlendi. 1981’de ise bu rakam 53.403’tür. Türkiye’de daha
çok Güneydoğu Anadolu, Çukurova Bölgesinde görülmektedir.
2. AÇIKLAMA

Korunma :
Hastalığı geçirenlerde türe özgü bağışıklık kalabilir. Korunma için sıtmanın endemik olduğu bölgelere gideceklere kemoprofilaksi yararlıdır. Klorokin ve primetamin kombinasyonu verilebilir. Plasmodiumların çeşitli formlarına karşı etkili bir aşı elde edilmesi çalişmaları halen sürmektedir. Sıtma ile savaşın bir başka yanı da vektör olan anofel ile savaştır. Bu amaçla olgun sivrisinekler ve larvaları ile mücadelede çeşitli yöntemler kullanılmaktadır. Özellikle bataklıkların kurutulması gibi çalışmalar sıtmanın önlenmesinde son derece yararlıdır. Yapılan tarımla ilgili olarak özellikle çeltik tarlaları olan ya da durgun suların bulunduğu yerlerde sıtma mücadelesi yapılması gereklidir. Sıtmanın yayılımı coğrafi olarak da kontrol edilebilir ve mutlaka yeni bir uygulama yapılırken bu açıdan da değerlendirilmelidir. Baraj gölleri ya da küçük sulama göletleri çok amaçlı olarak oluşturulurken hiç beklenmedik şekilde sıtma olgularının ortaya çıktığı daha önceki yıllarda görülmüştür.