Sıtma Malarya Hastalığı ve Tedavisi
SITMA (MALARYA)
Dişi anofel cinsi sivrisineklerde bulunan parazitlerin, insanları
ısırmasıyla meydana gelen, nöbetler halinde ateş ve titremeye neden
olan, yaygın bir hastalıktır. Sıtmanın bir diğer adı malaryadır.
Teşhis ve tedavisi mümkündür ve kolaylıkla yapılır. Tedavi
edilmediği takdirde ciddi problemlere yol açar ve hatta ölümcül
olabilir.
Çok uzun zamandan beri bilinen bir hastalıktır. Dünyada 200
milyondan fazla kişinin bu hastalığa yakalandığı tahmin
edilmektedir. Çoğunlukla Asya ve Afrika’da görülen bu hastalık,
artık havayolu ulaşımı ile bütün dünyaya yayılmaktadır. İnsanoğlunun
karşılaştığı en yaygın hastalıklardan biridir.
Ülkemizde en çok Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde
görülmektedir. Adana, Mersin, Gaziantep, en çok görülen yerlerdir.
SITMANIN NEDENİ NEDİR?
Sıtmanın nedeni, plazmodium adındaki tek hücreli parazitlerdir. Bu
parazitlerin tek rezervuarları insandır. Bu parazitlerin hepsi
sıtmaya neden olur ve anofel tipi sivrisineğin ısırmasıyla bulaşır.
Bu sivrisinek, sıcak ve nemli yerlerde yaşar. Bu parazitlerin yapmış
olduğu sıtmanın şiddeti değişiktir.
P. Malarianın yapmış olduğu sıtma türünde ateş 3 günde bir yükselir.
Bu pazarzit vücuda girdikten uzun süre sonra bile sıtmaya neden
olabilir. Sık karşılaşılan bir sıtma türü değildir.
P. Falciparumun neden olduğu sıtma, özellikle Asya’da sık görülür.
Her gün ateş yükselebilir ve uzun sürelidir. En şiddetli sıtma
tipidir.
P. Ovale ve P. Vivax’da ateş 48 saatte bir yükselir. Özellikle
sıcakta, ateş fazla yükselmiştir ve hararete neden olur. Ayrıca
titreme görülür. Genelde Akdeniz ülkelerinde karşılaşılan bir sıtma
tipidir.
SITMANIN BELİRTİLERİ
Sıtmanın belirtileri, nöbetler halinde ortaya çıkar. Enfeksiyona
neden olan plazmodiumun türüne göre, belirtilerin şiddeti, nöbetler
ve görülme zamanları değişir.
Nöbet başlamadan 2-3 gün önce hastada bazı belirtiler ortaya çıkar.
Kişi, yorgun ve mutsuzdur. İştahı azalmıştır. Bunun dışında baş,
bacak, sırt ağrıları görülebilir. Sıtma nöbetinde ilk görülen durum,
titremedir. 2 saate kadar uzayabilir. Bütün vücut sarsılır. Titreme
sırasında, ateş yükselir. Bu ateşin şiddeti, sıtmaya neden olan
mikroba göre değişir. Deri kurumuştur ve sıcaklık hissi fazladır.
Ayrıca sıtmadan önce görülen başağrısı, nöbet boyunca da devam eder.
Nabız yükselir ve hastada sinirlilik görülür. Sırt ve bacak ağrıları
devam etmektedir.Sıtmanın ilerlediği durumlarda karaciğer ve dalakta
büyüme görülür. Dalak yırtılırsa, iç kanama meydana gelir. Kansızlık
görülebilir. Ayrıca hasta, solunum güçlüğü çekebilir.
SITMA TANISI NASIL KONUR?
Doktora gittiğinizde, şikayetleriniz doğrultusunda doktorunuz sizi
yönlendirir. Sıtma mikrobunun yaygın olduğu yerlerden gelip
gelmediğiniz sorulur. Diğer hastalıklarla karıştırmamak ve sıtmanın
kesin tanısı için, hastadan alınan kan örneğinden, mikrobun kanda
bulunup bulunmadığı araştırılır. Plasmodiumların görülmesiyle,
hastalığın tanısı konur.
SITMANIN TEDAVİSİ
Önceleri, Büyük İskender dahil bir çok kişinin ölümüne neden olan
sıtma, günümüzde tedavisi kolay bir hale gelmiştir. Sıtmanın ilacı
bulunulan coğrafi bölgeye göre değişmektedir. Çünkü sıtmaya neden
olan bazı plazmodium türleri, bazı ilaçlara karşı direnç
kazanmıştır. Fakat, genellikle sıtma tedavisinde kullanılan ilaç
“klorokin” dir. Özellikle sıtma savaş dispanseri, sağlık ocakları,
sıtma personelleri ücretsiz olarak bu hastalığı tedavi etmektedir.
Sıtmanın ilaçları sadece sıtma savaş dispanserinde bulunur ve
ücretsizdir. Bu ilaçlar koruyucudur ya da tedavi edicidir. Sıtmanın
yaygın olduğu bir bölgeye seyahat etmeniz gerekiyorsa, bu koruyucu
ilaçları almanız gerekir. Tedavi edici ilaçlar ise mikrobun
çoğalmasını engelleyicidir.
Son zamanlarda bilim adamları iki ilacın bir arada olduğu yeni bir
sıtma ilacı geliştirdiler. Bunun dışında hasta istirahat halinde
olmalıdır ve vücudun direncini arttıracak besinlerle beslenmelidir.
SITMADAN KORUNMANIN YOLLARI
Sıtmadan korunmak için, bu hastalığa neden olan faktörün yani
sivrisineklerin ortan kaldırılması ya da üremesini engelleyici
tedbirlerin alınması gerekir. Bu yöntem daha önceleri uygulanmıştır.
Fakat günümüzde sıtmadan korunmak için sıtma hastalarının bulunup
tedavi edilmesi önem kazanmıştır. Erken tanı ve tedaviyle
parazitlerin kaynağı yok edilmektedir.Ayrıca sinek ısırığından
korunmak için (özellikle geceleri), sinek kovucu spreyler, sineğin
ısırmasını engelleyecek kıyafetler tercih edilebilir. Amaç,
sivrisineğin vücuda temasını önlemektir.
Sıtmanın görüldüğü yerlere seyahat edecek kişilerin seyahatin birkaç
hafta öncesinden, seyahat sonrasındaki birkaç hafta boyunca sıtma
ilacı alması gerekir. Bu şekilde sıtmadan korunmuş olur.
Sıtmanın yaygın olduğu yerler nüfusun hızlı artış gösterdiği
yerlerdir. Ayrıca kasaba ve kentlerin yavaş yavaş birleşmesi ile
sıtma mikrobunu kontrol altına almak gittikçe güçleşmektedir. Bu
yüzden sıtmaya olan duyarlılığın arttırılması, sıtma için gerekli
ilaç ve malzemelerin yeterince bulundurulması şarttır. Bu yüzden
devletin de sıtmaya yeterli bütçeyi ayırması gerekmektedir.
FREE WEBSITE TEMPLATES
Sit amet, consectetuer adipiscing elit, sed diam nonummy nibh euismod tincidunt ut laoreet dolore magna aliquam erat volutpat. Ut wisi enim ad minim veniam, quis nostrud exerci tation ullamcorper suscipit lobortis nisl ut aliquip ex ea commodo consequat. Duis autemr in hendrerit in vulputate velit esse molestie consequat. Duis autem vel eum iriure dolor in hendrerit in vulputate velit esse molestie consequat...
Sit amet, consectetuer adipiscing elit, sed diam nonummy nibh euismod tincidunt ut laoreet dolore magna aliquam erat volutpat. Ut wisi enim ad minim veniam, quis nostrud exerci tation ullamcorper suscipit lobortis nisl ut aliquip ex ea commodo consequat. Duis autemr in hendrerit in vulputate velit esse molestie consequat. Duis autem vel eum iriure dolor in hendrerit in vulputate velit esse molestie consequat...
Our Gallery
Sıtma Hastalığı
- Sıtma Mikrobu
- Sıtma Belirtileri
- Sıtma Tedavisi
- Sıtmadan Korunma
- Sıtma Hastalığı Hakkında
- Sıtmanın İlacı
Malaria For English
Malaria is a mosquito-borne infectious disease caused by a eukaryotic protist of the genus Plasmodium. It is widespread in tropical and subtropical regions, including parts of the Americas (22 countries), Asia, and Africa. Each year, there are approximately 350–500 million cases of malaria, killing between one and three million people, the majority of whom are young children in sub-Saharan Africa. Ninety percent of malaria-related deaths occur in sub-Saharan Africa. Malaria is commonly associated with poverty, and can indeed be a cause of poverty and a major hindrance to economic development.
Five species of the plasmodium parasite can infect humans; the most serious forms of the disease are caused by Plasmodium falciparum. Malaria caused by Plasmodium vivax, Plasmodium ovale and Plasmodium malariae causes milder disease in humans that is not generally fatal. A fifth species, Plasmodium knowlesi, is a zoonosis that causes malaria in macaques but can also infect humans.
Malaria is naturally transmitted by the bite of a female Anopheles mosquito. When a mosquito bites an infected person, a small amount of blood is taken, which contains malaria parasites. These develop within the mosquito, and about one week later, when the mosquito takes its next blood meal, the parasites are injected with the mosquito's saliva into the person being bitten. After a period of between two weeks and several months (occasionally years) spent in the liver, the malaria parasites start to multiply within red blood cells, causing symptoms that include fever, and headache. In severe cases the disease worsens leading to hallucinations, coma, and death.
A wide variety of antimalarial drugs are available to treat
malaria. In the last 5 years, treatment of P. falciparum infections
in endemic countries has been transformed by the use of combinations
of drugs containing an artemisinin derivative. Severe malaria is
treated with intravenous or intramuscular quinine or, increasingly,
the artemisinin derivative artesunate. Several drugs are also
available to prevent malaria in travellers to malaria-endemic
countries (prophylaxis). Resistance has developed to several
antimalarial drugs, most notably chloroquine.
Malaria transmission can be reduced by preventing mosquito bites by
distribution of inexpensive mosquito nets and insect repellents, or
by mosquito-control measures such as spraying insecticides inside
houses and draining standing water where mosquitoes lay their eggs.
Although many are under development, the challenge of producing a
widely available vaccine that provides a high level of protection
for a sustained period is still to be met.